Bu dünya sadece insanlar için yaratılmamıştır. Hayvanlar ve bitkiler de, en az insanoğlu kadar bu dünyanın sahipleridirler. Doğada yaşayan hayvanlara ve bitkilere insanlar kadar sevgi göstermek, insanoğlunun en büyük görevlerindendir.
Hiçbir sokak köpeğini, sebep ne olursa olsun asla katledemezsiniz. Ha bir insanı katletmişsiniz, ha bir hayvanı.
Her canlı kutsaldır. Çünkü; her canlı ya bir annedir, ya da bir baba. Sizler nasıl çocuklarınızı seviyorsanız, hayvanların da aynı sevgiyi bedenlerin de taşıdıklarını unutmamalısınız.
Yapmacık hareketlerle etrafına hava atmak için hayvan besleyenlerle, sevgi ve merhametle canlılara yaklaşan, bilinçli, nizami ve gerçekçi akıl sahibi olan insanları biri birilerinden ayırt etmemiz gerekir.
Sizlerin de dikkatini çektimi bilmiyorum. Hayvanları bilinçsizce doyurmayı moda haline getiren bir grup oluştu sanki bu aralar. Tamam hayvanları doyurmak her insanım diyebilenin asli görevi ama, bazı kimselerin bilinçsizce sokağa, caddeye, okul etraflarına rastgele yiyecek bırakmaları, hem israfa, hem de sokaklarda çok çirkin bir görüntü oluşturmakta, bazı hastalıkların da hızlıca yayılmasına sebebiyet vermektedir.
Sokaklar ve caddeler köpeklerden geçilmiyor. Her taraf kedi köpek maması, yerler de ekmekler, etler, ciğerler v.s. v.s. çok çirkin bir görüntü. Tamam anlıyorum vicdan sahibi olan herkes hayvan severdir ama, bu konularda çok daha bilinçli olmak gerekir diye düşünüyorum.
Hayvanları bilinçsizce doyurmayı moda haline getirenler var dedik ya; ha işte bunlar, komşularını da asla önemsememeye başladılar. Besledikleri hayvanların etrafa koku saçtığını, pisliklerini yaydıklarını, komşu çocuklarının köpeklerin korkusundan bahçeye çıkıp top oynayamadığını, salıncağa binemediklerini göre göre, bile bile evde apartmanda hayvan beslemeye başladılar.
Bu üzücü ve ezici duruma kimseler, asla ve asla korkudan ses çıkaramaz hale geldi. Sıkımı! İsterse seslerini hafiften bir çıkarsınlar. Vallahi topa tutarlar adamı, hayvan düşmanı ilan ederler.
Farkettiniz mi? Bilmiyorum ama zengin ve sosyete olmaya özenen sözde hayvanseverler, ellam biraz daha çok seviyor sanki hayvanları. Sizin de dikkatinizi çekmiştir diye düşünüyorum. Önce bir tane süs köpeği alıyorlar evlerine, sonra da paralarıyla sokak köpeklerine mama ve ciğer alıp yola, kaldırıma göstere göstere serpeliyorlar. Sonra kahvelerini alıyorlar ellerine, camdan seyrede seyrede, kendileriyle gurur duya duya, sokak hayvanlarına akıllarınca sahip çıktıklarını sanıyorlar.
Bu tip insanların farkında oldukları ve bilinçli yaptıkları bir şey sorayım sizlere. Cevabını da sizler verin.
Sokak köpekleri en çok kime saldırıyor? Fakir olanın çocuğumu, yoksa zengin olanın çocuğumu daha çok korkuyor caddeye, sokağa çıkmaya?
Birbirimizi kandırmayalım. Kendinizi sosyete çevresine hayvansever olarak tanıtma isteğiniz sizleri mutlu ediyor olabilir. Fakat; fakir olan kardeşlerimizin çocukları, sizler mutlu olacaksınız diye, çarşıya sokağa çıkamaz hale geldiler. Çünkü; Köpekler hep fakirin çocuğuna saldırıyor. Çünkü; Fakirin çocuğunun zengin çocuğu gibi özel arabası yok. Çünkü; Özel servis araçları ile okula, çarşıya, pazara gitmiyorlar. Çünkü; Bakkala manava gidecek hizmetçileri de yok. Eeeeee zenginin umurundamı ki; fakirin çocuğu korkmuş, ısırılmış veya sakat kalmış.
Dikkatinizi bir konuya daha çekmek istiyorum. Merhamet ve vicdanımızı insanlardan çok, hayvanlara karşı göstermeye başladık. Hayvanlara evladım diyenler, anne babasını huzurevlerine gönderip, onların yerine evinde onlarca hayvan besleyenler, insanım diyen herkesin vicdanını derinden yaralamaktadır.
Laf olsun diye çığırtkanlık yapmanın kimseye faydası yok. Kendini bilmez bir kesim var. Belki sizler de karşılaşmışsınızdır. Neymiş insanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorlarmış. Soruyorum sizlere; insanım diyene yakışıyor mu böyle sözler? Lafmı sanıyorlar bu söylediklerini? Hayvan olan, insan olandan nasıl daha çok sevilir? Lafa bakarmısınız. Yaşlı eli öpülesi anne ve babalarına sahip çıkamayanlar, fakire bir ekmek sadaka veremeyenler, sokaklara sırf gösteriş için bilinçsizce köpek maması, et ve ciğer bırakanlar, bunun adına hayvan sevgisi demeye getiriyorlar.. Fakir olan insanlar yemesin sokak hayvanları yesin. Niye? İnsanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyormuşta ondan. Nasıl bir anlayış, inanın anlamakta zorluk çekiyorum.
Dediğim gibi her can kutsaldır ve kıymetlidir. Tüm hayvanları doyurmak biz insanların asli görevidir. Yeter ki bilinçli yapılsın, rastgele yapılmasın. Bilinçli hayvan besleyenler gerçek hayvanseverlerdir. Bilinçli hareket eden bu insanları Allah(c.c) hayvanların başından eksik etmesin.
Hiçbir hayvan asla zarar görsün, eziyet çeksin istemem. Hayvanların yeri doğa ve barınaklar olmalı ki; Cadde ve sokaklar da insanlar daha huzurlu gezebilsin.
Fakir olan bir kardeşimizi köpek ısırsa, insan haklarını savunan bir kişinin dahi sesini duyamazsınız. Ama hayvan sever olanlar ısıranı öyle bir sahiplenirler, öyle bir savunurlar ki aklınız durur, şaşar kalırsınız. Çünkü; Ülkemizde insan haklarından çok hayvan haklarını savunanlar, daha kararlı ve daha cesur davranmaktadırlar. Helal olsun alkışlıyorum kendilerini..
Gerçekten hayvan severim diyenlere bir teklifim var. Çocuklarınız sokağa çıksın, top oynayıp salıncağa binsinler. Sizler de onları camdan seyredin. Bakalım kahvelerinizi pöfürttüre pöfürttüre rahat içebiliyormusunuz? İçebiliyorum diyebiliyorsanız, sizler bilinçli gerçek hayvanseverlersiniz. Yazımı kahvesini rahat İçemeyen yapmacık hayvanseverlerin okuması için yazdım. Okusunlar ki; Kimsenin evladını köpekler ısırmasın. Son söz: boş konuşanlar, lütfen sizlerde biraz sessiz olun. Hem insanlara hem de hayvanlara konuştukça zarar veriyorsunuz.
Enam Suresi 38. Ayette Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor.’’ “Yeryüzünde yürüyen bütün hayvanlar ve kanatlarıyla uçan bütün kuşlar da ancak sizin gibi birer ümmettir