Her bayram ona yakın çocuk. Kimisine şeker, kimisine çikolata, kimisine harçlık verilecek. Çocuklar sevindirilecek. Bayramlar böyledir. Önce çocuklar gelir. Bayram günlerinin ilk misafirleri çocuklar. Sonra siz gençseniz, aile büyüklerine gidersiniz, önce hanımın anne babasına mı gidersiniz, yoksa kendi anne ve babanızdan mı bayramlaşmaya başlarsınız artık orasını bilemem. Bayramlarda ya siz bayramlaşmaya gidersiniz ya da size bayramlaşmaya gelirler. Ayrıca bayramları tatil günü olarak görenler de vardır. Belki siz konuk beklersiniz ya da konuk olursunuz ya da başka bir kente gidersiniz.

Ramazan Bayramı denince ilk akla şeker gelir, çikolata gelir, baklava gelir. Baklavalar aylar öncesinde siparişe verilir. Arife günü gider alırsınız. Ramazan Bayramı tatlı bayram, hep eski bayram günlerinden de tatlı hatıralar kalmıştır. Bu bayram gününde hangi eve konuk olursanız olun hemen şeker ya da çikolata, kolonya ikram ederler, ardından baklava ikramı, ardından çay, kahve, meşrubat.

Eski bayram sabahlarından Barış Manço’nun şarkısı gelir aklıma: “Bugün bayram, erken kalkın çocuklar/Giyelim en güzel giysileri/Elimizde taze kır çiçekleri/Üzmeyelim bugün annemizi…”

Bayram denilince, eski bayramları hatırlamamak olmaz. Bayram gelince geçmişin güzel insanlarını da hatırlarız bir bir. Çok zaman bu güzel insanlar hatırlanmaz. Hayatın sıkıntıları içerisinde, işten güçten onları neredeyse unutur gideriz. Bu gerçekten böyledir. Ancak bayramlarda kabir ziyaretleri artar. Dualar okunur. Nedir onları hatırlatan bayramlar mı?

Eski bayramlarda Akşehir bir başka güzeldi, çocukluğumun bayram günleri daha bir güzel. Herkes her istediğine şimdiki gibi ulaşamıyor, alamıyordu, fakirlik vardı, fakat insanlar mutluydu. Sevgi vardı, saygı vardı. Hıdırlık’a giden yolun altında bir ev, bir bahçe, küçücük küçücük bakkallar, şen şakrak yürünen Hıdırlık yolu. Sonra Saray, Uzay, Uğur sinemaları ve yazlıkları. Şehrin ortasında atlı karıncalar, tiyatrolar, kukla gösterileri…

Geçmiş bayramların güzelliklerini son zamanlarda Akşehir’de de görmekteyiz; bu güzel bir olay! Palyaçolar, eğlenceler, çocukların yüzlerinin boyanması, kukla gösterileri…

 Geçmişte de eski bayramların güzelliğinden dem vurulurdu, bugün de öyle! Genelde bayram sohbetlerinde “nerede o eski bayramlar” diye söze başlayan çok insanı dinlemiş, okumuşsunuzdur da. Bu geçmişe ve geçmişin güzelliğine bayram günlerine duyulan, çocukluğun güzelliğine geçmişe ve anılara duyulan bir özlemdir.

Ramazan Bayramı gelenekleriyle, eğlenceleriyle, akrabaların ve dostların bir araya geldiği, tatlı tatlı sohbetlerin edildiği, özlemlerin giderildiği en güzel anlarımızdır. Ramazan Bayramı küsleri barıştırır, insanın insana olan sevgisini ve kardeşliğini dostluğunu pekiştirir, şeker tadında bayram geçirelim dileğiyle; bayramımız kutlu olsun, hayırlı bayramlar!